Hakkımızda

KOOPERATİFÇİLİĞİN TARİFİ VE MERKEZ BİRLİĞİ

Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler köyler cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kooperatiflerin aşağıdan yukarı örgütlenmesini ortak, kooperatif, birlik, merkez birliği ve milli kooperatifler birliği şeklinde belirlemiş bulunmaktadır.

Dünyada ekonomik ve toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilmesinde önemli bir potansiyele sahip olan kooperatifler, kamu ve özel sektörün yanı sıra diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte üçüncü sektörü oluşturmaktadırlar. Ülkemizde de ekonomik ve toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilmesinde kooperatifçilik Cumhuriyetimizin ilk yıllarından beri etkili bir araç olarak benimsenmiştir.

Dünyadaki gelişmiş ülkelerde, diğer ekonomik faaliyetlerde olduğu gibi, kooperatif ortaklıklarda da devletin müdahalesi bulunmamaktadır. Ancak serbest piyasa ekonomisi içerisinde kooperatiflerin kendi güçleriyle faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlayacak biçimde kooperatiflerin yapılarını güçlendirmek için gerekli düzenlemeleri yapmak devletin görevidir.

Bu yasa çerçevesinde kurulmuş bulunan 4000 taşıma kooperatifi olup bunlar içinde 497 adedi yük taşımasında faaliyet gösteren kooperatifler olup bu kooperatiflere bağlı 170 bin  taşıyıcı esnafı bulunmaktadır.
Ülkemizde 36 adet bölge birliği ve bir adet merkez birliği ve bir adet milli kooperatifler birliği bulunmaktadır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ve Ulaştırma Bakanlığının yetkilileri taşıyıcı esnafının sorunları ile yakından ilgileniyorlar. Uygulamaların sahada yaşanan zorlukları çözüm sunulması için Merkez Birliğimizle işbirliği içinde kesimimize eğitim ve karşılıklı iletişim atağı başlattılar. Kooperatifçiliğin kendi dışında firmalarla gelecekte de rekabet edebileceğinin altyapı çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalara paralel olarak ileride kooperatiflerin yolunun açılacağına inanıyoruz. Bu umut verici gelişmelerin içinde kooperatif strateji belgesinin cevap olacak nitelikte iki yıldır durduğunu belirtmek isteriz.
 
Kurum sayısı ve sermaye olarak da güçlü kooperatifler kurulması gerekir diye düşünüyoruz. Sermayeden doğru problemlerin en aza düşürüleceğini düşünüyoruz. 5362 sayılı esnaf kanununda nasıl bir hiyerarşik düzen söz konusu ise kooperatiflerin de aynı mantıkla üst birliklere kaydolmasını ve dağınık olan yapının böylelikle daha sağlıklı bir biçimde tek çatı altında toplanmasını arzu ediyoruz.

İç denetim ve dış denetim konusu çok önemli tabi. Birliklerin kooperatif denetleme yetkisi yapıcı bir etkidir. Denetlenmek istemeyen kooperatifin istifa mektubu göndererek yapının dışına çıkma açığının giderilmesi gerekmektedir.

Yönetim ve denetçilerin sertifikalar alarak görev yapmaları taşıyıcı esnafının daha profesyonel bakış açısı ile yönetilmesi hem kendilerine gelir ve düzen hem de camiaya saygınlık getirecektir. Biz bilgisizliği giderdiğimiz ölçüde kooperatife sahip çıkacağız. Kooperatifi idare edecek kooperatif ortaklarını sağlamak lazım. Gerçekten önümüzdeki süreçte ayakta kalmasını istiyorsak çok ciddi çalışmalar yapılması lazım.

Atıl kalan kooperatiflerin tasfiye edilmesi gerekir. En önemli sorun öz mal sorunudur. Diğer ortaklarla birlikte çalışmasında sorun yaşıyoruz. Yetki belgesi için kooperatif devretmek ve şoför olmak zorunda kalıyorlar. Kooperatif S.S. olmasından bekli de vazgeçmeliyiz. Kooperatif üçüncü şahıslara yaptığı işlerden dolayı ortağın sorumluluğu arttırarak işlem yapmalıyız.

Sektörde çalışan 800 bin araçtan yüzde 50’ye yakın yük fazlası araç olduğunu hatırlatır bunun da yüzde 80’inin bireysel taşımacılık yaptığını belirtirim. Taşıma ücretlerinin alt sınırının belirlenmesinin şart olduğunu daha önce de savunduk. İki kez fiyat listesi yayınlandığında uygulanamadı.

24 kooperatif iş kolundan iki kolunu yani tüketim ve taşımacılığı çıkartıp vergi mükellefi yapılması bizlere fazladan bir sorumluluk yüklemiştir.

MERKEZ BİRLİĞİ
Merkez Birliğine bağlı bölge birlik sayısı 15
1-İstanbul Motorlu Taş Kop Birl
2-Marmara Kocaeli Mot Taş Koop Birl
3-Aliağa Motorlu Taş. Koop .Birl
4-Edirne Motorlu Taşı. Koop. Birl.
5-Ege Motorlu Taş. Koop. Birl.
6-Güney Marmara Motorlu Taş. Koop. Birl..
7-İçel Akdeniz Motorlu Taş. Koop. Birl.
8-Silifke Motorlu Taş. Koop. Birl.
9-Orta Anadolu Mot.Taş. Koop. Birl.
10-Trakya Motorlu Taş. Koop. Birl.
11-Candaroğulları Mot. Taş. Koop. Birl.
12-Batı Karadeniz Motorlu Taş. Koop. Birl.
13-SPİL(MANİSA) Mot. Taş. Koop. Birl.
14-Çanakkale Motorlu Taş.Koop. Birl.
15-Fethiye Sahil Birliği
16-s.s.yeşilbursa bölge birliği

MERKEZ BİRLİĞİ ÇALIŞMALARI

YAYIN, ÖRGÜTLENME ve EĞİTİM
Merkez Birliği yayın çalışmaları kapsamında, TAŞIYORUM adı altında bir dergiyi yayın organı olarak MART 2002 tarihinden itibaren yayınlamaktadır. Bu ay derginin 105 üncü sayısı basılacaktır.
Sektördeki her gelişmeyi ve yeniliği esnafa ulaştırmayı ve onu eğitmeyi amaçlayan TAŞIYORUM dergisi, kooperatifçilik,taşıma sektörü sorunları ve yasal çalışmalarla ilgili bilgiler yayınlamaktadır. Aylık kurum dergisi niteliği taşıyan TAŞIYORUM dergisi 6000 adet basılmakta olup, tüm bakanlık ve ilgili genel müdürlükler ile  taşıyıcı kooperatifine gönderilmektedir.

ÖRGÜTLENME
Merkez Birliği, örgütlenme çalışmaları kapsamında “Her ilde bir birlik”hedefi ile çalışmalarını sürdürmektedir. Kurulduğu günden bugüne örgütlü toplum olabilmenin yolunun örgüt ağının ülkenin her tarafına yayılmasında  olduğunu gören Merkez Birliği, bu hususta büyük gayret göstermiş ve kuruluşunda 12 olan birlik sayısını bugün 36’ye çıkartmıştır.

EĞİTİM
Merkez Birliği’nin eğitim çalışmaları birkaç başlık altında ele alınmaktadır.

GENEL TOPLANTILAR
Merkez Birliği,ekonomik,yasal ve teşkilatlanma ile ilgili sorunlarını görüşmek üzere tüm kooperatif başkan ve yöneticilerinin davetli olduğu yıllık toplantılar düzenlemektedir.Bu toplantılarda,geçmiş bir yılın hesabı yapılmakta ve ilerideki süreçte yapılacak çalışmalar ile ilgili kararlar alınmaktadır. Bugüne kadar 10 toplantı yapılmış bulunmaktadır.

BÖLGE TOPLANTILARI         
Merkez Birliği ne bağlı  bölge birlikleri 1163 sayılı yasa gereği her yıl kongrelerini yapmak zorundadır. Merkez Birliği olarak birlik toplantıları tarihleri tespiti yapılmakta ve birliğe bağlı kooperatiflerin temsilcilerinin katıldığı bu toplantılarda merkez birliği de hazın bulunmaktadır.

MERKEZ BİRLİĞİ’NİN AMAÇLARI
1- Yıllardır özellikle yük taşımasında önemli bir işlevi gerçekleştirerek taşımayı yapan kooperatiflerin Karayolu Taşıma yönetmeliğinde yapılacak iyileştirmeler  ile taşıma sektörü içinde kalmasını sağlamaktır.    
2- 1163 sayılı yasa ve kooperatif ana sözleşmelerinde yapılacak değişikliklerle, kooperatiflerin kendi dışında taşıma yapan kuruluşlarla rekabet edebilecek kurumlar haline gelmelerini sağlamak.
3- Kooperatifler arası bütünleşme yi kurarak yardımlaşma ve dayanışmanın kurumsal hale gelmesini sağlamak ve toplumsal faydanın sağlanmasını elde etmektir.

                                   

TAŞIMADA GENEL DURUM VE KOOPERATİFİLER

2008 yılı verilerine göre, Türkiye’de yük taşımacılığının yüzde 88,8’i, yolcu taşımacılığının yüzde 96,1’i karayoluyla yapılıyor. Buna karşılık, şehirlerarası yük taşımacılığında demiryolu ve denizyolunun payı yüzde 4.6 olmuş...(1999 yılı verilerine göre). Aynı yıl, şehirlerarası yolcu taşımalarının yüzde 3’ü demiryolu ile yapılmış. Havayolunun payı ise, yük taşımada yüzde 0.18, yolcu taşımada da yüzde 2 olmuş..
Karayolu Taşımacılığında Araç Durumu
Yük taşımacılığının yüzde 88.8’inin karayollarında yapıldığı Türkiye’de;
yük taşımacılığında
508.386  kamyon
165.546  kamyonet
34.989 çekici-TIR
19.915 tanker olmak üzere toplam
728.836 araç dolaşmaktadır.
yolcu taşımacılığında
115.170 otomobil
154.748 minibüs
163.347 otobüs
ticari olarak faaliyette bulunmaktadır.
Bütün dünyada olduğu gibi, ekonominin can damarı olan ticari taşımacılığın hizmetlisi KAMYONCU esnafıdır. Aileleriyle birlikte 4 milyona varan bu taşımacı  esnafı, tüm esnaf kesimleri içinde en kalabalık gruplardan birini oluşturmaktadır.
Yük taşımasında faaliyet gösteren  Kamyon ağırlıklı olan bu taşıma filosunun  % 35 i yirmi yaşın üzerinde olup kısa sürede araçların  yenileme imkânı bulunmamaktadır.
Taşıma sektöründe şirketler. Kooperatifler ve bireysel taşımacılar şeklinde taşıma yapılmakta dır . Bireysel taşımacılar toplam taşıma içinde %76 oranında yer almaktadır.
Günümüzde taşımacılık,taşımacılığın istemler arasında organize edildiği ve ulusal kurumların uluslararası kurumlarla işbirliği yaptığı bölgesel ve bölgeler arası hatta uluslar arası organizasyonların yapıldığı bir sektör olarak karşımızda durmaktadır. Uluslararası taşımacıların gelinen noktada önemli mesafeler aldıklarını görmek bizleri gururlandırmaktadır.Ancak yurtiçi taşımacılığın sorunlarının çözümü noktasında alınacak çok mesafelerin olduğu da ortadadır.
Dünyada olduğu gibi yurdumuzda da karayolu taşımacılığı payının düşürülmesi v e taşımanın diğer modlar arasında dağıtılma çalışmaları yapılmaktadır. Ancak bu çalışmalar büyük yatırımları gerektirmekte olup hayata geçirilmesi zaman alabilecek olup uzun süre karayolunun ağırlığı devam edecektir.

Kooperatifler  kuruluş ve hizmet amaçlarına göre farklı bakanlıklara bağlı olarak faaliyet sürdürmektedirler.  1163 sayılı yasa Kooperatiflerin bağlı oldukları bakanlıkları “ilgili bakanlık” olarak tanımlamaktadır.  Tarımsal amaçlı Kooperatif ve Birlikleri Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığına, diğer kooperatifleri de Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlamıştır.  Bugüne gelindiğinde ise Konut Kooperatifleri  Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlanmış, böylece Sanayi ve Ticaret bakanlığının yükü bir hayli azaltılmıştır.  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’da  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve   Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak ikiye ayrılmıştır.
Bu duruma göre Taşıma Kooperatifleri;
- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
- Maliye Bakanlığı,
- Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı,
- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı,
- İçişleri Bakanlığı olmak üzere  toplam 5 bakanlığa doğrudan bağlıdır. Bu da demektir  ki beş bakanlığın kanun, kararname, yönetmelik vb. hükümlerini takip etmek suretiyle faaliyetlerini sürdürebilecekleri anlamına gelmektedir

KAMYONCU ESNAFININ SORUNLARI

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI
1-Ton-Km Fiyat Listelerine sahip çıkılmalıdır 
 Ülkemiz taşıma sektöründe sektöre girişi kontrol eden hiçbir mekanizmanın bulunmayışı sektörde ihtiyaç fazlası araçların oluşması sonucu atıl kapasite meydana gelmiş ve yolcuda %50 ve yükte %45 atıl kapasite oluşmuştur.Özellikle eşya taşımasında 728.836 tescilli aracın bulunduğu Türkiye’de 300.000 araç kapasite fazlasıdır.
Ülkemizdeki sistem içerisinde, taşıma fiyatı pazarlık esasına göre belirlenmektedir. Bu nedenle, kamyoncu esnafı, nakliye komisyoncusu karşısında pazarlık gücü bulamamakta ve ne verilirse onunla yetinmek durumunda kalmaktadır.  taşıma ücretlerinin alt sınırlarını belirleyen fiyat tarifeleri 1986 dan dan bu yana ilk defa 2006 nın ikinci yarısında yayınlanabilmiştir. Uygulamada kontroller yapılmadığı için uyulması konusunda herhangi bir gelişme görülmemiştir.
Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde uzman bir kadro ile maliyetler hesaplanmalı; alt  limitlerin belirlendiği yol-fiyat tarifeleri hazırlanmalıdır.. Bu tarifelerin yayınlanması ve sahip çıkılması  hem kamyoncuyu nakliye komisyoncularının elinden kurtaracak, hem de vergi kayıplarının önüne geçecektir.


2-Özmal taşıt sorunu halledilmelidir
Taşıma yönetmeliğinin öngörüleri arasında sayılan şartların yerine getirilmesi dünyamız ve ülkemizde yaşanan ekonomik kriz nedeni ile kurumları zora sokmaktadır. Özellikle Öz mal taşıt şartları ve araç yaşları ile ilgili maddeler kurumları zorlamaktadır. Zaten Bakanlığımız ve genel müdürlüğümüz Öz mal taşıt ve sözleşmeli taşıt orantılarını takip etmekte ve işlemleri ona göre yürütmektedirler. Ülkemizde iş alanlarının daraldığı bu süreçte mevcut araçlara iş bulmanın zorluğu ortada iken yeni araçları devreye sokmak sıkıntıyı daha da artırmaktan öteye gitmeyecektir. Kaldı ki 1163 sayılı özel yasa ile kurulmuş bulunan taşıma kooperatiflerinin gerek yasa gerekse ana sözleşmelerinde ortakların üçüncü şahıslara karşı yaptırımların karşılığı olarak sorumlulukları belirleyen maddeler içinde sınırsız ve sınırsızlığın sınırlandırılması ve sınırlı sorumluluk maddeleri bulunmaktadır.4925 sayılı karayolu taşıma kanunu ve yönetmeliği özmal taşıt yaptırımı ile  işi yapabilme kapasitesi  oluşturmak istiyor ise zaten kooperatif kuruluşunda güçlü kooperatif ler oluşması için kurucu ortak sayısı artırılarak bu  sorun çözülmektedir.eğer kooperatiflerin üçüncü şahıslara karşı yapılan işlerde  meydana gelebilecek zararı karşılamak üzere bir teminat olarak görülmek isteniyor ise  yönetmelikte sınırsız sorumluluğu kabul eden kooperatiflerde ibaresi ile sorunu  ortadan kaldırabilir.
Tabi burada bütün mesele kooperatife bakış açımızdır,kuruma yalnız bilançoları ile bakmak bizi yanıltır.çünkü kooperatifler ortakları ile bir bütündür ve birbirlerini tamamlar.  Sonuç olarak kooperatif ortaklarının kooperatifin üçüncü şahısların işlerinin görülmesinde kullandığı araçların kooperatifin öz mal araç sayılması sağlanmalıdır.

3-4925 sayılı yasa ve yönetmeliğinde belirlenen ve araç sayıları sınırlı yetki belgelerinin kooperatiflerin ortaklık yapıları dikkate alınarak düzenlenmesi yapılmalıdır.özellikle yolcu taşımacılığında  yetki belgelerinin azami araç sayılarında sınırlamalar.Mevcudun üzerine monte edildiğinde mevcut  kurumların uyum sağlamasını imkansız hale getirmektedir.Örneklemek gerekirse :Daha önce Y türü yetki belgeleri ile yolcu taşımacılığı yapanlar bu belgelerini D4 türü yetki belgeleri ile değiştirmek zorunluluğu ile karşı karşıya getirildiler ancak D4 yetki belgesi taşıma güzergahlarını ve bu güzergahlardaki araç sayısını on araçla sınırladı.yolcu taşıma kooperatiflerimiz bu durum karşısında ya kooperatiflerinden vazgeçmek yada üyelerden vazgeçmek zorunda bırakıldılar.Sorun hala devam etmektedir.Kooperatiflerin yapısı göz önüne alınarak araç sayılarında   belirlemeler ona göre yapılmalıdır. Ayrıca D4 belgesi verilir iken kalkış varış ve ara duraklar için F1 belgeli yazıhane ile sözleşme şartı getirilmektedir.Sözleşme demek esnafa yeni bir yük demektir.Kısa mesafeye ve de köylere çalışan araçların yalnız terminalde F1 belgesi  aranması ve ara duraklar  ve varış noktaları için aranmaması gerekmektedir.


4- Ülke Çapında Plaka Tahdidi Uygulanmalıdır.
Taksi, otomobil, minibüs ve servis araçlarında olduğu gibi, kamyon ve çekiciler için de tahdit kararı alınması için ciddi etüd yapılması, ülke gerçekleriyle bağdaşan yasal düzenlemelerle milyon ton yük-taşıt ilişkisi göz önüne alınarak kamyon türü taşıt sayısına bir kısıtlama getirilmesi gerekmektedir. Bize göre en uygun yöntem plaka tahdididir. Talebimiz, trafik kazaları, ekonomik ve sosyal kayıplar da göz önünde tutularak 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararının kapsamının genişletilmesi ve bu suretle kamyon türü taşıtlara plaka tahdit uygulamasına imkan verilmesidir.

5-Devlet İhalelerde Kooperatiflere Öncelik Tanımalı ve ihalelerde yetki belgesi aranmalıdır.
Esnafımızın sosyal ve ekonomik gücünün arttırılması için kooperatifleşmenin teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarında devletin ihale suretiyle yapacağı nakliye işlerinde kooperatiflere öncelik tanınmalıdır. Gelişen ekonomik sürece uygun güçlü kooperatiflerin de yaratılmasına katkı sunulması gerekmektedir.İhalelere giren kuruluşların ihalenin özelliğine uygun belgeli kuruluşlar olmasına dikkat edilmesi sağlanmalıdır.Taşıma ihale şartnamelerine konması gereken asıl evraklar arasında taşıma yetki belgesi olma şartı getirilmelidir.

6-Sisteme yeni giren araçların trafiğe çıkışını takip eden ve ikinci el tabir edilen araçların satışını takip bir aylık süre içinde belgeye bağlanma  için zaman tanınmalıdır.Belgesi olmadığı için  araçlar trafiğe çıkamamakta belge almak için gereken zaman bir haftadan az olamamaktadır.Herhangi bir nedenle uyumsuzluk söz konusu olması halinde bu süre daha da uzamakta  zaman ve ekonomik kayıplar meydana gelmektedir

7-Toplam ağırlığı 3500 kg olan kamyonet tabir edilen araçların istiap hadlerinin yükseltilmesi için çalışma yapılmalıdır.
Yurtiçi ve şehir içi taşıma yapan kamyonet tipi araçlarımızın istiap hadleri çok düşük kalmaktadır.Bu nedenle esnaf yük taşınmadan kaçınmakta  çünkü aşırı yüklemeden cezaya maruz kalmaktadır. Ve de ceza oranları yüksektir.
Bu hususta
-Kamyonet terimi yeniden düzenlenmeli istiap haddi yukarı çekilmelidir.
-Ara terimler ile yeni tanımlamalar  ve düzenlemeler yapılarak(büyük kamyonet veya küçük kamyon)  toplam ağırlık 4500 kg çekilmelidir.


MALİYE BAKANLIĞI

Ekonomik işleyişten kaynaklanan maliyet artışları ve girdilere gelen zamlar taşıma maliyetlerini artırırken fiyatların artırılamaması taşımacıların en önemli sorunudur.

1-Taşımanın en önemli girdisi, maliyetin %35 ini teşkil eden akaryakıttır.
ÖTV indirimi sağlanmalıdır.
Akaryakıt Fiyatlarına  göz attığımızda benzine son üç yılda %157 mazota % 185 zam yapıldığını görülecektir. Zamlardan dolayı çiftçi perişan kamyoncu kontak kapatmak eylemleri ile sorununa dikkat çekmeye çalışmaktadır. benzin ve mazotta ÖTV artırılmamış olsa bile KDV artmaya devam etmektedir.
Misal vermek gerekir se 3.60 tl ye satılan benzinden  1.465 ÖTV , 55 kuruş KDV olmak üzere 2.03 tl vergi kesilmektedir. 1.13TL rafineri çıkış fiyatını ÖTV ve KDV toplamı olan 2.03 la kıyasladığınız zaman Rafineri çıkış fiyatının % 180 kadar vergi tahakkukunu göreceksiniz. Bu noktada talebimiz, hükümetimiz ticari taşıtların bir yılda kullandığı akaryakıt üzerinden vergilerin belli kısmını sübvanse ederek iade suretiyle taşımacının maliyet  yükünü azaltsın tabi bu tek başına sorunu halletmeyecektir ve istismara açık bir alandır. Burada mağduriyet içinde olanların sorunlarına çare bulmak için her kesime görev düşmektedir.

Akaryakıtta diğer bir sorun, hükümetin deniz taşımacılığını teşvik amacı ile gemilere verilen akaryakıttan vergi indirimi uygulaması yani ucuz akaryakıt sağlanmasıdır.
Deniz taşımacılığı yapan bu firmalar deniz taşıması için alınan indirimli mazotu kara taşımacılığında kullanmakta  dır.
 Diğer bir husus yurt dışı taşıma yapan kurumların araçlarının yurtiçi girişlerinde aldıkları motorin dır
Ucuz mazotu depolayarak ülkeye giren ve o araçla yurtiçi taşıma yapan kurumlar, fiyatları maliyetlerin düşmesi nedeni ile aşağı çekebilmekte ve haksız rekabet şartları devlet tarafından kamyoncu aleyhine gerçekleştirilmektedir. 

Akaryakıt fiyatlarının sürekli yükselmesi  nakliyeciliğin temel girdisi olan akaryakıta alternatif arayışlar getirmektedir.  Yollarda dağlar gibi dizilmiş 10 numara yağ tabir edilen yağların akaryakıt olarak kullanılması ve satılması söz konusudur. Araçlara zarar verdiği gibi gözümüzün bebeği olan çevreye de zarar vermekte olan bu duruma mutlaka dur denilmesi gerekmektedir.  Satılmasının, teşhir edilmesinin yasak olmadığı 10 numara yağları deposuna koyarken yakalanan kamyoncunun cezalandırılması sorunun çözümüne katkı sağlamaz.

2-Vergi Çeşidi Azaltılmalı, Sektörün Kalkınması İçin İndirimler Sağlanmalıdır
Esnafımız 12 çeşit vergi ödemekte, daha doğrusu ödeyememektedir. Vergi borçları ana paranın 7-8 katına varmıştır, ödenemez durumdadır. Talebimiz; vergi anaparasının uzun vadeli ödeme planıyla ödenmesinin temini; deftere tabi kamyoncular için KDV oranlarının düşürülmesi; esnafın mazot fiyatlarında sübvanse yoluyla desteklenmesi; kolay ödenebilir basit vergilerin ihdas edilmesi ve kamyoncunun muhasebeci yükünden kurtarılmasıdır.

3-Kolay, Uzun Vadeli ve Kolay Ödemeli Krediler Sağlanmalıdır
Bilindiği gibi kamyoncu esnafı, Kefalet Kooperatifleri vasıtasıyla Halk Bankası’ndan kredi kullanabilmektedir. Her ne kadar Halk Bankası’nın ucuz kredi kullandırdığı söylense de, toplam maliyet hesabı yapıldığında, bu kredinin ucuz olmadığı ortaya çıkmaktadır. Maliyetleri arttıran en önemli faktör de, Kefalet Kooperatifleri’nin yüzde 10 stopaj kesintisi ve% 4  masraf karşılıklarıdır. Kamyoncu esnafı ekonomik krizden en çok etkilenen kesim olmuştur. Acilen kolay alınabilir düşük maliyetli ve uzun vadeli kredilerle desteklenmelidir. Bu hususta dış kaynaklı, üretime dönük ihtisas kredileri devreye sokulmalıdır.Uzun vadeli Araç yenileme kredileri  devreye sokularak araç yenileme imkanları sağlanmalıdır.sağlanmalıdır

4-Kurumlar vergisi istisnasına geri dönülmelidir
1163 sayılı yasa  Kooperatiflerin Dikey Yapılanmasına imkan vermekteydi.  Kooperatifler Üst birliklere, Üst Birlikler Merkez Birliğine, Merkez Birlikleri de Türkiye Milli Kooperatifler Birliğine üye olmak suretiyle güçlerini daha etkin olarak kullanabilmek imkanı bulmaktaydılar. Ayrıca birtakım koşulları yerine getirmek suretiyle üst birliğe üye olan kooperatifler  Kurumlar Vergisinden muaf tutulmaktaydılar.
Önce 2004 yılında yayınlanıp yürürlüğe giren 4925 sayılı yasanın getirmiş olduğu ÖZMAL mecburiyeti belge alarak çalışmak zorunda kalan kooperatiflerin Kurumlar vergisi muafiyetini kaybetmelerine sebep olmuş, daha sonra da  21.06.2006 tarihinde yayımlanıp yürürlüğe girmiş olan 5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanununun muafiyetler bölümünde  Taşıma ve tüketim kooperatifleri  hariç demek suretiyle taşıma kooperatiflerinin  Kurumlar Vergisi Muafiyetini Özmal şartına bakılmaksızın da ortadan kaldırmış olması dikey yapılanmaya büyük zarar vermiştir.   Böyle olunca da Vergi muafiyetinden yararlanmak için üst birliğe üye olmak zorunda olan Kooperatifler üst birlik üyeliğinden vazgeçmişlerdir. Çünkü lüzumsuz yere aidat ödemek istememektedirler.Bu nedenle kurumlar vergi istisnası geri verilmeli, ve üst birlik üyelik şartı getirilmelidir.
Bu yapılamıyor ise
Kooperatifçiliğin gelişimini sağlayabilmek için dikey yapılanmanın mutlaka çok güçlü olması gerekmektedir. Kooperatiflerin üst birlik üyeliğini zorunlu hale getirebilmenin tek şartı yasal zorunluluk olarak kayıt altına alınmalıdır. 

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
1- Kooperatif kurabilmek için  7 kişinin bir araya gelmesi gerektiği bilinmektedir.  Kuruluş aşamasında bir takım kontrollerin yapılması ve kurucu sayısının artırılması kooperatiflerin daha sağlıklı bir yapı kazanmalarını sağlayacaktır.  01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu şirket kuruluşlarının gerçekleştirilebilmesi için İŞLEM DENETÇİLİĞİ’ni görevlendirmektedir.  Kooperatiflerin kuruluşu aşamasında da şekil şartlarının yerine getirilmesi gerekli kontrollerin yapılabilmesi için kuruluş  aşamasında ve tamamlanana kadar  İşlem Denetçiliği zorunlu hale getirilmelidir.

2- Ülkemizde yaklaşık 80 bin civarında kooperatif bulunmakta bunun yaklaşık 550 tanesi nakliye kooperatifidir.  Kurulmuş olan ve faal olarak çalışmakta olan kooperatiflerin gerçek anlamda yukarıda saydığımız ilgili bakanlık şartlarına uygun olarak çalışıp çalışmadığının, tabela kooperatifi olup olmadığının sürekli kontrol edilmesi gerekmektedir. (  İlgili bakanlıkların yapacağı denetimlerin haricinde ) Bu denetimleri etkin bir şekilde yapabilmek için öncelikle otokontrol sistemini faaliyete geçirmeli, bunun için de Üst Birliğe, merkez Birliğine bağlı kooperatiflerin denetimlerinin sağlanabilmesi amacıyla  “DENETİM BİRİMLERİNİN” oluşturulabilmesi için hak, yetki ve sorumlulukların  tanınması gerekmektedir.
3-1982 Anayasasının 57 ve 171. Maddeleri kooperatifçilikle ilgilidir. 57. Madde Konut Kooperatifler i ve  toplu konutu içermektedir. 171. madde ise  “kooperatiflerin, korunması, kollanması ve desteklenmesi hükümlerini içermektedir. Yeni yazılmakta olan Anayasa’da da Kooperatiflerin kuruluş ve gelişimi yine Anayasal güvence altına alınmalıdır.

4-Taşıma Kooperatifleri endüstrinin, sanayinin, tarımın, ticaretin olduğu her yerde faaliyet göstermek zorundadırlar.  Bulundukları yerlerde trafik sıkışıklığına yol açmakta oldukları gibi mahalle aralarına park etmek zorunda kalmaları nedeniyle  görüntü kirliliğine sebep olabilmektedirler. Bu  durum yerel yönetimlerin hizmetlerinin aksaması anlamına gelmektedir.  Bunun önüne geçebilmek için yerel  yönetimlerin kooperatif araçlarını park edebilecekleri  uygun yerler tahsisi etmeleri, kooperatiflere yardımcı olmaları beklenmektedir.

5- 5362 sayılı esnaf ve sanatkarlar yasasındaki genel kurulların yapılması  ve seçme ve seçilme şartları ve süreleri ile ilgili  maddelerin  1163 sayılı yasaya  da konmasının  olanakları yaratılmalıdır.

6-yaşam alanlarının kamyon istilasından kurtarılabilmesi için  Büyük şehirlerin giriş ve çıkış noktalarına yerleşim alanlarının dışında  nakliye köylerinin kurulabilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanması gerekmektedir.  21.nci yüzyılda sermayesi ve emeğiyle ülke ekonomisine katkı sağlamakta olan nakliyeci esnafına  YASAK! Deyip hiçbir sosyal imkanı olmayan dağ başlarında saatlerce bekletmek yerine  tuvaleti,  lokantası, büfesi, hatta ve hatta oteli bulunan tesislere kavuşturulması  gerekmektedir.  Yerel yönetimler hizmet vermekte oldukları  vatandaşlarını bulundukları mekanlarında rahat ettirmek istiyorlarsa, taşımacılık sektörünün de vaz geçilmez olduğunu göz önünde bulundurarak NAKLİYE KÖYLERİNİN kurulmasına ön ayak olmak, bu konuda nakliye kooperatiflerine destek olmalı, teşvik vermeli, vatandaşına hizmet verirken, nakliyeciyi de mağdur etmemelidir.

AMAÇ
kooperatiflerin kendi dışında taşıma yapan kurumlar ile
Rekabet edebilecek imkanların yaratılması hususunda yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
-Kooperatiflerimiz nokta örgütlemesinden bölge organizasyonuna ve bölgeler arası işbirliği ni geliştirerek dönüşü de organize eden yapılar haline gelmelidir.
- Lojistik  hizmet sunma organizasyonu ve buna uygun örgütlenme modellerinin gerçekleştirmelidir. Taşımanın yanında diğer hizmetleri de kendi dışında taşıma yapan kurumlar la rekabetin bir unsuru olarak ortaya koyabilmelidir.

-Kooperatifiler taşımanın  ekonomik seri  emniyetli ve çevre ile de uyumlu olabilmesi için bölgesel toplanma alanları yaratarak taşıma ın tüm unsurlarını birleştirerek taşıma modları arasında da işbirliği sağlamak üzere  kamyon cep alanları  meydana getirerek  çalışmalarını ülke taşımasını organize eden bir yapıya kavuşturmalıdır.

Kooperatifiler istihdam yaratan,eşit dağıtımla ve paylaşımla toplum huzurunun sağlanmasına katkı sunan ve demokratik yapısı itibari ile örnek kuruluşlar olarak 2012 yılının dünya kooperatifler yılı ilan edilmesi fırsatından yaralanılarak tanıtım hususunda etkili çalışmalar yapılmalıdır.
Bilgilerinize arz eder saygılar sunarız

S.S.TÜM MOTORLU TAŞIYICILAR
KOOPERATİFLERİ MERKEZ BİRLİĞİ

BAŞKAN VEKİLİ                              BAŞKAN
İHSAN TEMEL                                 CEMİL OK